17.05.2010

Çok büyük sözlerden herkes döner değil mi?
Bütün o büyük lokmalar birer birer yutulurken, boğazdan zor geçerken bunu hatırlarım.
Asla yapamam, dediklerimde ya da ne var ki çok kolay dediklerimde.
Ayağıma takılıp kalabilir kolaylıklar ya da yolda giderken geride kalanlar gibi çabucak geçip gidebilir zorluklar. Püf noktası, her şeyi umutla beslemek. Bütün geleceğe ve bugüne dair olan her şeyi. Çünkü karamsarlıklardan kar sağlamıyor hayatlar.
Hiçbir pürüz, kötümserlikle düzelemiyor.
Bunu yapmaktan vazgeçtiğimde nasıl bir huzura kavuştuğumu anlatmak için kelimeler yetebilir mi, deneyeyim.
Sabah kalktığımda, günaydın demeye başladım kendime.
Gülümsedim, gerindim, pencereden günü selamladım.
Çok güzel bir gün olacak, dedim, çok güzel günler olmaya başladı.
Arkadaşlarımı seversem, onlar da beni sever, dedim. .
Samimiyetle gülümsememi, yardımcı olmamı, paylaşmamı sağladı.
Çalışırsam, büyütmezsem gözümde olur, dediğim her şey oldu.
ßaşarısızlıklar çekti gitti, ben başarımla mutlu oldum.
Denersem neden olmasın, dedim, yapamam sandığım bir çok şeyi yapabildim.
Yeni hobilerim, yeni zevklerim oldu.
Yeniden yazarsam, neden olmasın, neden eskisi gibi, dedim..
İlerlettiğim bir romanım oldu.
Günlükler hayatımın yazılı belgesi, neden yavaşlattım, daha çok yazabilirim, dedim
HEmen her güne yazılmış üç sayfam oldu.

Güneş bana daha güzel doğuyor gibi geliyor, uykular bana daha tatlı, şarkılar daha zevkli, ayakkabım da beni seviyor.
İnancımı kazanabilirim diye karar verdikten sonra, kalbimin de yenilendiğini hissettim. Hiç böyle içten kılamadım uzun vadede namazımı belki de, Kur'ansız geçen günlerimde böyle zevk almadığıma da adım gibi eminim.

Kararlarımı yıllardır kendi kendime veriyordum ama hayatım boyunca belki de en çok ihtiyacım olan şey, 'kalabalıklar içinde bile' yalnız değilim.

Hiç yorum yok: